Isaac
Newton kütle çekim yasasını buldu..
Nicola
Tesla elektriğin kablosuz taşınabilir olduğunu,
Kristof
Kolomb Amerika’yı keşfetti..
Peki
ya ben?
Bende
doğum gününü icat ettim.
Tam
tamına 13 yıl önceydi..
Telefon
açmış doğum gününü kutlamıştım.
Susup
kalmıştın..
Telefon
kapandı sanmış, bir kaç kez 'alo, aloooo' deme ihtiyacı duymuştum.
İlk
sözün 'nereden biliyorsun' olmuştu. Sonra 'ben bile unutmuştum, ilk kez biri
doğum günümü kutluyor' demiştin. Yine bir sessizlik olmuş, ben iyi dileklerimi
iletmiştim.
Sende
'çok şaşırttın beni, çok mutlu ettin teşekkür ederim, çok teşekkür ederim'
demiştin.
İşte
o gün doğum gününü icat ettim ben..
Sonra
dedim ki bu icat bu şekilde olmayacak bunu biraz geliştirmeliyim. Amacım ‘mutlu
olan seni, çok ama çok mutlu etmekti’..
Bunun
için bulduğum yol gerçekten akıllıcaydı (yani o zaman öyle sanıyordum).. ‘bugün ……….. doğum günü, kutlayın
olur mu?’ diye hatırlatmalarım işe yaramıştı..
Ama
bir şeyi atlamışım, senin bunu anlayacağını.. Bana ‘sen söyledin onlara değil
mi?’ diye sorduğunda, ‘yooo ne alakası var’ desem de, sen benim söylediğimi
anlamıştın.
Bu
küçük ama önemli detayı atlamış olmayı kendime yediremeyince başka bir yol
denemeye karar verdim. Seni daha da şaşırtacak, daha da mutlu edecek başka bir
yol....
Sabırla
bir sonraki yılı bekledim. Ve o gün birinden yardım istedim. Benim
ulaşamayacağım kişileri yani arkadaşlarını bir bahane ile arayıp kutlamalarını
isteyecekti. Öyle de oldu. Gerçekten şaşırmıştın bu sefer..
Seni
mutlu görmek ne güzeldi…
Bir
mucidin icadını insanlığa sunması gibi bir şeydi bu.. Durmaksızın yaptığım
hatırlatmalar sonuç vermiş artık herkes bilir olmuştu..
Hatta
öyle ki bana hatırlatmaya kalkanlar bile oldu.. Ben bu durumu Kristof Kolomb’un
Amerika’yı keşfetmesine benzetiyorum. Kolomb Amerika’yı keşfetti sonra Vespuci
çıktı dedi ki ‘burası yeni bir kıtadır, bunu ben kanıtlıyorum’.. Ya adam
keşfetmiş işte sen daha neyi kanıtlıyorsun…
Sonraları
çok düşündüm. ‘Kimsenin akıl edemediğini neden ben düşündüm?’ diye..
Cevap
aslında çokta karmaşık değildi.. Sevmiştim seni..
Bunu
ilk benim akıl etmiş olmam beni de şaşırtmıştı.. Demek ne çok sevmiştim ki
kimsenin düşünemediğini ben düşünebilmiştim.
Yok
canıııımmm o kadar da sevmiyorumdur diye epey bir süre kendimi kandırdım. Tamam
seviyordum da mana çıkarmanın alemi yoktu.
O
gün çıkaramadığım manayı 5 yıl önce sevgili olduğumuzda çıkarmıştım. Sonra baş
başa kutladığımız doğum günlerin oldu, ‘elbette o gün beraber olacağız, başka
kimle kutlayacağım’ diyerek beni dünyanın en mutlu insanı yaptığın doğum günlerin.. sonra başka programlar nedeniyle o güne denk
getiremediklerimiz, öncesinde kutladıklarımız..
Şimdi
düşünüyorum da bana özel olan bir şeyi nasılda özel olmaktan çıkarmışım. Kendimi bu anlamda Kristof Kolomb gibi hissediyorum.. eğer o da keşfini kendine
saklasaydı Vespuci çıkıp bir kanıtlamada bulunamazdı. Bende kendime
saklamalıydım seni, bir ben kutlamalıydım.. Neyse herkes bir Vespuci olabilir
ama kimse bir Kristof Kolomb olamaz..
Artık
bana özel olmasa da yine de özel bir gün bugün…
Çünkü
SEN doğdun..
Benim
canım,
Biricik
sevgilim.. madem bu yılda doğum gününde birlikte olamayacağız,
O
halde istedim ki ilk benden olsun, farklı bir anlamı olsun..
Bu
dünyada en çok sevdiğim…
Şimdi
madem bu kadar anlattım durdum tüm bunları elbet bir yere bağlayacağım. Nereye
mi?
Elbette
SANA..
Senin
doğum günün ama dilekleri ben dileyeceğim..
Sana
çok uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum ama benimle :)
Sonraaa
çok keyifli ve mutlu olmanı diliyorum ama benimle..
Dünyada
en mutlu insan sen ol, ama benimle :)
Hep
benimle ol, hep birlikte :)
Tıpkı
Hıdırellez'de suya attığın dileğin gibi..
Demek
istediğim çok şey var ama ben hepsini tek bir duaya sığdırıyorum sevdiğim..
Dilerim
ömrüm ömrün olsun, çok yaşa var ol...
İyi
ki doğdun, iyi ki hayatımdasın, hayatımsın, canımsın..
Doğum
günün kutlu olsun, SENİ ÇOK AMA ÇOOOOOOOK SEVİYORUM!
13. Yaşın kutlu vede mutlu olsun!
13. Yaşın kutlu vede mutlu olsun!